»»  GÜÇLÜ  EMLAK OFİSİ »»  BİLGİLENME» Sözlük
     

 

Emlak Hukuk Sözlüğü  
 

A : B : C : Ç : D : E : F: G : H : I : İ : K : M : O : Ö : P : R : S : Ş : T : U : Ü : V : Y : Z


 

 
 
  • Maddi Mal: Taşınır ve taşınmaz mallar gibi fiziksel varlığı olan, gözle görülüp elle tutulabilen mal.
 
 
  • Mahcur: Vesayet altına alınmış kişi; kısıtlı.
 
 
  • Mal Birliği: Eşlerin, (evlilik sözleşmesinde birliğe dahil olmayacaklarını belirttiği mallar istisna olmak üzere) evlenme zamanında her birinin malik olduğu ve evliliğin devamı süresince mülk edindiği bütün malların dahil olduğu birlik üzerinde kocanın (karının şahsi malları hariç olmak üzere) mülkiyet hakkına sahip olduğu mal rejimi.
 
 
  • Mal Ortaklığı: Eşlerin, ortaklığa girecek mal ve gelirleri sınırlandırmamış olduğu ve bunlar üzerindeki mülkiyet hakkını ortaklaşa kullanarak hiçbir payında bağımsızca tasarruf edemediği mal rejimi.
 
 
  • Malik: Mülkiyet hakkı sahibi; bir şeye sahip olan kişi.
 
 
  • Matbu: Basılı; basılmış
 
 
  • Matrah: Bir verginin miktarını belirtmek için esas alınan değer.
 
 
  • Mefruşat: Döşeme; ev eşyası.
 
 
  • Menkul: Bir yerden bir yere taşınması olanaklı (taşınır) mal.
 
 
  • Mer'a: Bir veya birkaç köy ya da beldeye, ayrı ayrı veya ortak olarak, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya öteden beri bu amaçla kullanılagelen arazi.
 
 
  • Miras Şirketi: Mirasın açılmasından, bölüştürülmesine kadar, mirasa dahil olan mal, hak ve borçların oluşturduğu topluluk.
 
 
  • Muaccel: Vadesi gelmiş; ödenmesi gereken hale gelmiş.
 
 
  • Muris: Ölümüyle, hakkında miras hukuku hükümlerinin uygulandığı kişi; mirasbırakan.
 
 
  • Müdahalenin Men'i: Taşınır veya taşınmaz bir mala karşı yapılan maddi elatma veya sataşmanın, ayni hakka dayanılarak önlenmesi.
 
 
  • Mühür: Bazı kişi ve kurumların, yaptıkları işlemi veya koruma altına aldıkları eşyayı belgelendirmek için kullandıkları kazılı damga vb. araç.
 
 
  • Mükellef: Yükümlü; ödevli.
 
 
  • Mülkiyet Hakkı:Kişiye, kanunların öngördüğü sınırlar içinde, sahibi olduğu maldan ve malın hukuki ve doğal ürünlerinden yararlanma ve o mal üzerinde tasarruf etme yetkisi veren egemenlik hakkı.
 
 
  • Mümeyyiz: İyiyi kötüden ayırma yeteneğine (temyiz gücüne) sahip kimse.
 
 
  • Müşterek Mülkiyet: Birden çok kişinin, kanun veya hukuki işlem nedeniyle, bir mala, fiilen bölüşmedikleri belirli paylar oranında malik olmaları.
 
 
  • Mütekabiliyet Esası: Bir devletin, başka bir devletin vatandaşlarına uyguladığı hukuki veya fiili bir davranış biçimine karşılık, diğer devletin de aynı şekilde davranması.
 
 
  • Mütemmim Cüz: Mahalli örf ve adete göre bir nesnenin esaslı unsuru olan ve o nesne yok edilmedikçe, parçalanmadıkça veya niteliği bozulmadıkça ondan ayrılması mümkün olmayan parça; tamamlayıcı parça.
 
 
  • Müteselsil Sorumluluk: Birden çok kimsenin, bir borcun veya zararın (tamamının) ödenmesinden, zincirleme olarak ve tek başına sorumlu olması.
 
 
  • Müvekkil: Kendisini vekil ile temsil ettiren kişi; vekil eden.
 
     
 

A : B : C : Ç : D : E : F: G : H : I : İ : K : M : O : Ö : P : R : S : Ş : T : U : Ü : V : Y : Z